
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesinde yayımlanan röportaj serisinin devamında “Türk ve Türkiye Yüzyılı” tasavvurunun enerji, Terörsüz Türkiye ve Türk dünyasına ilişkin dayanaklarını anlattı.
Bahçeli, Türkiye’nin yalnızca enerji güzergâhlarının geçtiği bir ülke olmaktan çıktığını, bölgesel enerji istikrarını sağlayan ve kriz anlarında alternatif üretebilen bir güç haline geldiğini söyledi. Bahçeli’ye göre yeni dönemin sacayağı şöyle:
– Enerjide bağımsızlık
– Terörsüz Türkiye
– Türk dünyası ve Turan Koridoru hedefi
“ENERJİDE BAĞIMSIZLIK TÜRKİYE’NİN KIZILELMASIDIR”
Enerjinin tarımdan sanayiye, sağlık hizmetlerinden savunma sistemlerine kadar hayatın her alanını etkileyen stratejik bir unsur olduğunu belirten Bahçeli, küresel enerji sisteminin ciddi tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti.
Enerji limanları, petrol rafinerileri, boru hatları ve depolama tesislerinin doğrudan hedef haline geldiğini kaydeden Bahçeli, yaşanan sürecin klasik bir arz güvenliği sorununun ötesine geçtiğini söyledi.
Karadeniz’deki doğal gaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki petrol keşifleri ile uluslararası enerji arama faaliyetlerine dikkati çeken Bahçeli, Türkiye’nin farklı kaynak ve güzergâhları buluşturan, krizlerde denge kurabilen bir ülke konumuna yükseldiğini savundu.
Bahçeli, “Enerji sadece bir kaynak değildir. Enerji güçtür, istikrardır ve barışın anahtarıdır. Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelmasıdır” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE’DEN GERİ DÖNÜŞ MÜMKÜN DEĞİL”
Bahçeli, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonunun altıncı dayanağının Terörsüz Türkiye politikası olduğunu söyledi.
Sürecin 22 Ekim 2024’te TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı açıklamayla başladığını hatırlatan Bahçeli, hedefin PKK’nın bütün unsurlarıyla koşulsuz silah bırakması, terörün sıfırlanması ve millî birliğin güçlendirilmesi olduğunu belirtti.
Terörsüz Türkiye’nin ortak akıl, toplumsal mutabakat ve demokratik siyaset çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici bir anlayışa ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Bahçeli, TBMM bünyesinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun ardından yasa yapım sürecinde önemli bir eşiğe gelindiğini belirterek, hazırlanacak çerçeve yasaya tam destek verilmesi çağrısında bulundu.
Terörsüz Türkiye politikasını “Batılı aklın dayattığı sömürü düzeninin zincirlerini kırma ve kurulan tuzakları bozma iradesi” olarak niteleyen Bahçeli, bu politikadan geri dönüşün mümkün olmadığını söyledi.
Eleştirilere de yanıt veren Bahçeli, hiçbir politik oyunun gelecek yüzyılı inşa etmek amacıyla atılan adımları engelleyemeyeceğini belirtti. Bahçeli, Terörsüz Türkiye’nin ülkenin geleceği adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
TÜRK DÜNYASI İÇİN BİLİM VE TEKNOLOJİ VURGUSU
Bahçeli, Türk dünyasına ilişkin hedeflerini Türk Devletleri Teşkilatı, “Türk teo-stratejisi” ve Türk dünyası jeopolitiği başlıkları altında değerlendirdi.
Türk Devletleri Teşkilatının ortak bir “Türk Yönetim Felsefesi” geliştirmesi gerektiğini belirten Bahçeli, bu anlayışın bilimsel ve teknolojik bir altyapıya kavuşturulmasını istedi.
Türk dünyasının gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabilmesi için ortak bir araştırma ve geliştirme stratejisi hazırlanması gerektiğini ifade eden Bahçeli, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkiye’deki ilerlemelere rağmen Ar-Ge altyapısının henüz yeterli düzeyde olmadığını söyledi.
ORTAK İNANÇ VE KÜLTÜR KAVRAMI
Bahçeli, “Türk teo-stratejisi” kavramını ise Türk toplulukları arasındaki ortak kültürel bilinç, semboller, mitler ve inanç değerleri üzerinden müşterek bir ufuk oluşturulması şeklinde açıkladı.
Bu yaklaşımın herhangi bir dinî yorumun Türk dünyasına dayatılması anlamına gelmediğinin altını çizen Bahçeli; İmam Maturidi, Ahmet Yesevi, Yunus Emre ve Yusuf Has Hacip gibi isimler ile eserlerin ortak değer sisteminin inşasında önemli kaynaklar olduğunu belirtti.
“TURAN KORİDORU MEFKÛRELEŞTİRİLMELİ”
Dünyada ABD merkezli tek kutuplu yapının sona erdiğini ve çok merkezli güç denklemlerinin ortaya çıktığını belirten Bahçeli, yeni ticaret yolları ve sermaye güzergâhlarında Türk dünyasının stratejik bir kavşak haline geldiğini söyledi.
Türkiye’nin bölgesel meselelerde daha fazla özerklik ve etkinlik isteyen ülkelerin öncülerinden olduğunu savunan Bahçeli, Türk dünyası jeopolitiğinin yeni dönemde daha da önem kazanacağını kaydetti.
Bahçeli, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında devlet ve millet bütünlüğü içinde “Turan Koridoru-Türk ve Türkiye Yüzyılı” idealinin benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Toplumların ortak bir idealden yoksun kalması halinde küresel ve popüler söylemlerin etkisine girebileceğini söyleyen Bahçeli, Türk dünyası anlayışının siyasi bir söylemin ötesine geçerek kalıcı bir gelecek hedefi haline getirilmesi gerektiğini belirtti.
Odatv.com






