Anasayfa / Günün Haberleri / Atalar Sözü’nün yeni yayını | Ahmet B. ERCİLASUN

Atalar Sözü’nün yeni yayını | Ahmet B. ERCİLASUN


Özgün Oğuzname üç bölümden meydana gelir. Oğuz Kağan ile onun soyundan gelen hükümdarların sözlü-efsanevi tarihi, atasözleri ve Dede Korkut boyları (destani hikâyeleri).

Üç bölümü bir arada bulunduran bir yazma bugüne ulaşmamıştır. Ancak üç bölüm ayrı ayrı parçalar hâlinde bugüne gelmiştir. Her parçanın birkaç el yazması vardır.

Atasözleri bölümünün iki ayrı el yazması vardır: St. Peterburg nüshası ve Berlin nüshası. Her iki yazmanın adı da kısaca Oğuzname’dir.

İki yazmanın da ilmî yayınını yıllardan beri beklemekteydik. St. Peterburg nüshası sonunda yayımlandı: Osman Fikri Sertkaya – Hülya Uzuntaş, Oğuzname (Atalar Sözü) – Sankt Peterburg Nüshası, Erkmen Yayıncılık.

Yayının sevindirici yanı, yazmanın renkli tıpkıbasımının da verilmiş olmasıdır. Çünkü St. Peterburg’daki bu yazmaya bir türlü ulaşılamıyordu.

Sertkaya ve öğrencisi Uzuntaş, yazmayı ilmî çevriyazı yöntemlerine göre okumuşlar ve tam 1855 atasözünü önemli yazmalardaki biçimleriyle karşılaştırmışlardır. Her atasözü hakkında yapılan açıklamalar da yayının değerini artırmaktadır. Bir de sözlük olsaydı iyi olurdu.

St. Peterburg yazmasındaki atasözleri elifbâ sırasına göre dizilmiştir. Fikir vermek için eserdeki ilk üç atasözünü yazıyorum:

Atalaruŋ sözi Kur’āna girmez, ammā Kur’ān yanınca lėŋ lėŋ yėlişür.

Atalar sözin dutmayan yabana atılur.

Atalar eyitmiş: Hak Ta’ālā müslimanları gurbetde ḫastalıkdan ve yigitlikde ölümden ve pîrlikde yoḫsullukdan saklasun.

Eh, ataların sözüne biz de âmin diyelim. Eyitmiş, “söylemiş” demektir. Son atasözündeki yigitlik, “gençlik” anlamındadır. İlk atasözünde, yazmada liŋ liŋ biçiminde yazılan kelimeler yansımadır, esintiden dolayı hafifçe sallanmayı, tırıs gitmeyi anlatır.

Birkaç atasözü daha: Allah Allah demeyince işler oŋmaz. Allah yurt yoḫsullugın göstermesün. Bal tutan parmagın yalar. Tekkeden murad teknedür. Zaman şimdi yüzsüzüŋdür. Su bulanmayınca durulmaz. Kurd enigi yine kurd olur. Kim ne söylerse söylesün, şah paşa kaymak yesün.

İlk atasözünü Dede Korkut Kitabı’nın girişinden hatırlıyoruz. Tekkeler o zaman da kazanç kapısı mı imiş bilmem ama zaman daima yüzsüzlerin oluyormuş galiba. Kurt enikleri bugün de kurt mu yoksa şahlarla kaymak yemeye mi oturmuşlar? Elbette bulanık sular bir gün durulacak.

Bazı atasözlerinde galiz sözler de var. Bu tip eserleri yayımlayanlar böyle sözleri alıp almamakta tereddüt ederler. Sertkaya ile Uzuntaş tereddüt etmeden hepsini almışlar.

Sertkaya, yazmadaki metin dışı kayıtlarla ilgili bir makalesini de kitaba koymuş. İyi de olmuş. Eserdeki metin dışı kayıtlar esere sahip olanlar ve onu okuyanlar hakkında da fikir veriyor. Hamd(i) Çelebi adlı biri yazmadaki bir boşluğa, “Pederim Beğ Hazretleri” diye mektup yazmaya başlamış. “Egerçi tarafımızdan sual buyurulur ise…” diye devam ediyor.

Şu dünyadan kimler gelip geçmiş? Hamdi Çelebi de bu Oğuzname’yi okumuş demek ki.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir