BİRLEŞMİŞ Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol, New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde, küresel enerji krizini ve Antalya'da yapılacak COP31 öncesinde "enerji güvenliği ile temiz enerji hedeflerini" değerlendirdi.Birol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un da katıldığı, BM 81.
Genel Kurulu haftası kapsamında BM Vesayet Konseyi Salonu'nda düzenlenen "Uluslararası Enerji Ajansı Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu" başlıklı toplantıda konuştu.Orta Doğu'da yaşanan gerilimlerin petrol fiyatlarını yükselterek önemli bir enerji krizine yol açtığını belirten Birol, "Bu durumun dünya ekonomileri, özellikle de Asya, Afrika ve diğer bölgelerdeki gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri üzerinde büyük etkileri bulunmaktadır." dedi.Birol, moderatörlüğünü üstlendiği etkinlikte, "küresel ölçekte yaşanan enerji krizine" işaret ederek, "elektrik enerjisinin daha fazla kullanılmasına yönelik hedeflere" değindi.Türkiye'nin kasımda Antalya'da düzenlenecek COP31'e dair konuları ele almak üzere tüm kıtalardan bu denli çok sayıda seçkin liderin bir araya gelmesinden büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Birol, "Özellikle de Türkiye Cumhuriyeti First Lady'sinin aramızda bulunmasından ayrıca onur duyuyoruz." ifadesini kullandı.IEA İcra Direktörü, Türkiye'nin Antalya kentinde düzenlenecek COP31 için stratejik bir ortak olduğunun altını çizdiği konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'ye, IEA'dan elektriğin payının bugün yüzde 23 seviyesinden 2035'te yüzde 35'e nasıl çıkarılabileceğine dair bir rapor talep ettikleri için "minnettarlık duyduğunu" dile getirdi.Birol, "Bu iki hükümetin talebi üzerine hazırladığımız analizler, elektrifikasyonun enerji güvenliği, ekonomi ve emisyonların azaltılması açısından faydalı olacağını gösteriyor." diyerek, bu vesileyle COP31 organizatörleri Türkiye ve Avustralya'yı tebrik etmek istediğini belirtti.IEA İcra Direktörü Birol, şunları kaydetti: "Bu ülkelerin yapacağı tercihler, gelecekteki emisyon seyri üzerinde önemli etkilere sahip olabilir.
Bu bağlamda COP31 kritik bir dönemde gerçekleşiyor, çünkü enerji güvenliği hedefleri ile temiz enerji hedeflerinin birbiriyle büyük ölçüde örtüştüğünü görüyorum. Geçmişte bu hedeflerin birbiriyle bu denli uyumlu olduğunu hiç görmemiştim."




