Adalet Komisyonu’nda, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin görüşülmesine başlandı.
Adalet Komisyonu, saat 15.30’da Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, yürütme ve yürürlük hükümleriyle toplam 12 maddeden oluşuyor.
KOMİSYON GÖRÜŞMELERİ BAŞLIYOR
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin komisyon görüşmelerine 7 Ağustos Cuma günü başlanacağını bildirdi.
Adalet Komisyonu’ndaki görüşmelerin ardından teklif, TBMM Genel Kuruluna sevk edilecek. Teklifin bu hafta yasalaşması bekleniyor.
YÜKSEL: STRATEJİK DEVLET VE MİLLET POLİTİKASI
Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, komisyon toplantısı açılışında, “Bu teklif milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin 40 yılı aşkın tecrübesinden beslenen stratejik bir devlet ve millet politikasıdır” dedi.
Yüksel sözlerini şöyle sürdürdü:
“En ağır bedel aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz tarafından ödenmiştir. Bugün terörün Türkiye üzerindeki olumsuz etkisinin ortadan kaldırılmasını konuşabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Terörsüz Türkiye hedefi menzile ulaştığında ülkemiz bu ağır yükten ebediyen kurtulacaktır.”
TAM 1 YIL SONRA
Yüksel, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025’te yaptığını hatırlatarak, teklifin de ilk toplantıdan bir yıl sonra 5 Ağustos’ta sunulduğunu söyledi.
Teklifin, milli dayanışmayı güçlendirme, toplumsal bütünleşmeyi kalıcı hale getirme ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine daha güçlü adımlarla ilerleme iradesinin önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Yüksel, “Yasama tarihinin en önemli ve kritik kanun tekliflerinden birisi görüşülecek.” dedi.
Cüneyt Yüksel, teklifi “milletin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını, hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürü” şeklinde nitelendirdiklerini kaydetti.
Tarihi bir sorumluluğu yerine getirdiklerinin altını çizen Yüksel, terörün uzun yıllardır Türk milletinin huzuruna kastettiğini söyledi.
Terörün yalnızca can kayıplarına yol açan bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda milletin ortak geleceğinin önünde duran ağır bir pranga olduğunu dile getiren Yüksel, terörün Türkiye’ye ekonomik maliyetinin 2,3 trilyon doları aştığını bildirdi.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bugün terörün ülkemiz üzerindeki etkisinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını ve toplumsal bütünleşmenin daha da güçlenmesini konuşabiliyorsak, bunu canlarını bu vatan için feda eden aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize ve devletimizin hukuk içinde yürüttüğü kararlı mücadeleye borçluyuz.
Terörsüz Türkiye hedefi menzile ulaştığında ülkemiz, canlarımızı yakan ve kaynaklarımızı tüketen bu ağır yükten ebediyen kurtulacaktır. Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi, daha fazla yatırım, daha yüksek refah, daha sağlam bir toplumsal huzur ve uluslararası alanda daha etkin bir Türkiye anlamına gelmektedir.”
“ANAYASAL YETKİNİN KULLANILMASININ SOMUT BİR ÖRNEĞİ”
Kanun teklifinin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulduğunu hatırlatan Yüksel, bu durumun güçlü siyasi iradeyi ve ortak uzlaşı mesajını taşıması bakımından Meclis tarihinde bir ilki teşkil ettiğini belirtti.
Teklifin, TBMM Başkanlığına sunulmasıyla Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini ifade eden Yüksel, şunları kaydetti:
“Kanun teklifi, bazı soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin infazına ilişkin belirli şartlara bağlı, istisnai ve geçici hukuki mekanizmalar öngörmektedir. Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki ceza ve infaz politikalarının belirlenmesi, Anayasamızın çizdiği sınırlar içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdir yetkisi kapsamındadır.
Toplumsal ihtiyaçlar, kamu yararı ve milli güvenliğin gerektirdiği durumlarda ceza adalet sistemine ilişkin yeni düzenlemeler yapılması, yasama organının anayasal yetkisidir. Bugün görüştüğümüz kanun teklifi de bu anayasal yetkinin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde kullanılmasının somut bir örneğini oluşturmaktadır. Bu teklif bir af düzenlemesi değildir.
Mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme söz konusu değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumaktadır.”
“TEKLİF, PKK/KCK VE BAĞLANTILI OLUŞUMLARI KAPSIYOR”
Cüneyt Yüksel, teklifin kişiye özgü bir düzenleme olmadığını, öngörülen mekanizmaların objektif şartlara, somut olgulara ve yetkili makamların kararlarına dayandığını vurguladı.
Teklifin geçici ve müstakil nitelikte olduğunu ifade eden Yüksel, teklifte öngörülen mekanizmaların işletilmesinin sıkı bir başlangıç şartına bağlandığını, bunun da Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporunda ortaya konulan kritik eşikle birebir örtüştüğünü söyledi.
Teklifin 12 maddeden oluştuğunu anımsatan Yüksel, şöyle konuştu:
“Teklif, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, bu örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen suçlar nedeniyle yürütülen bazı soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin işlemleri içermektedir.
Teklif kapsamında yapılacak tüm iş ve işlemlerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben gerçekleştirileceği kabul edilmektedir. Dolayısıyla, bu koşul gerçekleşmediği takdirde soruşturma ve kovuşturmalar ile mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi dahil diğer hükümlerin uygulanması söz konusu olamayacaktır. Teklif, sadece PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumu kapsamaktadır.
Dolayısıyla bu örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen suçlar niteliğine göre 5 yıl veya 10 yıl ertelenebilecektir. Ancak kasten öldürme suçu ile örgüt yöneticileri bakımından uygulanmayacağına dair hüküm bulunmaktadır.”
SUNUM YAPILDI
Cüneyt Yüksel, açıklamalarının ardından teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül’e söz verdi. Gül, teklife ilişkin milletvekillerine sunum yapmaya başladı.
Toplantı öncesinde, komisyon salonunun kapısının açılmaması üzerine kısa süreli tartışma yaşandı. Milletvekillerinin salona girişinde de tartışma devam etti.
YASANIN İÇERİĞİ
Çerçeve yasa olarak da bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” Teklifi, 12 maddeden oluşuyor.
Düzenleme kapsamında kasten öldürme suçları ile Haziran 2005 öncesinde müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlara ilişkin soruşturmalar kapsam dışında tutulacak.
Kanun kapsamına giren kişiler hakkında yapılacak değerlendirmelerin, halen soruşturma ve kovuşturmaların yürütüldüğü merciler tarafından yapılacak.
Sürecin takibi ise Adalet, Dışişleri ve İçişleri bakanları, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri’nden oluşan kurul tarafından gerçekleştirilecek.
Başvuru süreci 6 ay olacak.
TERÖRÜN 40 YILLIK MALİYETİ 2,3 TRİLYON DOLAR
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, “Milli Dayanışma” etiketiyle iletişim kampanyasında bulundu. Kampanya kapsamında hazırlanan video ve infografiklerde, 40 yıl boyunca terörle mücadelenin ülke ekonomisine toplam maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğu vurgulanırken, bu kaynağın farklı alanlarda değerlendirilmesi halinde Türkiye’nin ulaşabileceği yatırım kapasitesi örneklerle anlatıldı.
Paylaşımlarda “Milli Dayanışma” etiketi öne çıkarken, “Terörsüz Türkiye” hedefinin ekonomik kalkınma, refah ve toplumsal bütünleşme açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, terörün yalnızca güvenliği değil, ekonomik kalkınmayı ve toplumsal refahı da hedef aldığı belirtildi.
MSB: STRATEJİK BİR VİZYON
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), “Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yönüyle Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur” açıklamasını yaptı.
MGK BİLDİRİSİNDEN: TARİHİ BİR MERHALE
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) bildirisinde, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşma yolunda kaydedilen ilerlemeler ele alınmış, ülkemizin ve bölgemizin güvenlik, istikrar ve refahının teminat altına alınması istikametinde tarihi bir merhaleyi teşkil eden çalışmaların müteakip aşamalarına ilişkin istişarelerde bulunulmuştur.” ifadelerine yer verildi.
ERDOĞAN: MİLLİ BİRLİĞİMİZİ PERÇİNLEYECEK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin geniş bir mutabakatla TBMM’ye sunulduğunu belirterek, düzenlemenin millî birlik ve beraberliği güçlendirmesini temenni etti.
Erdoğan, “Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, millî birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
KURTULMUŞ: YENİ DÖNEMİN KAPISI ARALANACAK
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığı’na sunulmasına ilişkin, “Bu adım; siyasi ve fikri iklimin değişmesiyle, Cumhuriyetimizin ikinci asrında ülkemizin önüne yeni imkanlar ve fırsatlar sunacak, demokrasimizin güçlenmesini, milletimizin refahının artmasını, güven ve kardeşliğin pekişmesini sağlayarak yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır” dedi.
YILMAZ: TUZAKLARI BOŞA ÇIKARMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonu ile terörsüz bir Türkiye ortamında demokrasi ve kalkınma yolunda standartlarımızı yükseltmeye, güçlü iç cephemiz ile bölgemizdeki emperyalist tuzakları boşa çıkarmaya devam edeceğiz” dedi.
BAHÇELİ: 86 MİLYON KAZANMIŞTIR
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilk imzayı attı. Bahçeli, “Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır” dedi.
BAKAN GÜRLEK: TÜRKİYE PAZAR GÜNÜ İNŞALLAH YENİ BİR AYDINLIĞA UYANACAK
Adalet Bakanı Akın Gürlek de “Terörsüz Türkiye inşallah pazar günü Genel Kurul’a gelip, pazar günü de Türkiye inşallah yeni bir sabaha, yeni bir aydınlığa uyanacak. Ekim ayında da özellikle sosyal medya yasamız var. Terörsüz Türkiye gerçekten çok büyük bir proje. Yani düşünün, 40 yıldan beri terörün maliyeti 2,3 trilyon dolar. Yani bu kesin tespit ettiğimiz rakam. Türkiye inşallah aydınlığa uyanacak. Hep birlikte ülkeye barış gelecek, huzur gelecek, istikrar gelecek…” İfadelerini kullandı.
ÖZEL: GENEL VE İLKESEL TUTUMUMUZA UYGUN DAVRANACAĞIZ
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, “Daha sonra da Meclis Genel Kuruluna geldiğinde de Yeni Parti olarak ilk günden beri takındığımız genel ve ilkesel tutumumuza uygun olarak davranacağız. Ama bu vakitten sonra gidip kanun teklifine imza atma gibi bir niyetimiz, çabamız yok. Komisyonda tutanaklar ve tarih önünde sözümüzü Yeni Parti olarak söyleyeceğiz. Geldiğinde de Genel Kurul aşamasına da katılacağız ve oyumuzu kullanacağız.” ifadesini kullandı.
DEM PARTİLİ DOĞAN: YENİ DÖNEMİN İLK ADIMI
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Meclis’e sunulan çerçeve yasa teklifinin Türkiye’de barış ve demokratik siyasetin güçlenmesi açısından tarihi bir adım olduğunu belirtti. Doğan, teklifin silahlı çatışma zemininden hukuk ve demokratik siyaset zeminine geçişte yeni bir dönemin başlangıcını oluşturduğunu ifade ederek, sürecin tüm siyasi partilerin ve toplumun ortak sorumluluğunda ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Bu yasanın Türkiye için artık yeni bir kapıyı araladığını vurgulayan Doğan, süreci tüm Türkiye’nin ele alması gerektiğini sözlerine ekledi.
DERVİŞOĞLU: KABUL ETMEYECEĞİZ
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, çerçeve yasaya ilişkin, “Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat’a kabul etmeyeceğiz.” dedi.






