
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, kamu vicdanını yaralayan dosyaları birer birer aydınlatmaya devam ediyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yıllardır karanlıkta kalan Adana ve Balıkesir’deki iki önemli soruşturmanın titiz çalışmalar sonucunda çözüldüğünü duyurdu.
BANDIRMA’DA 17 YILLIK SIR PERDESİ ARALANDI
10 Mayıs 2009 tarihinde Balıkesir’in Bandırma ilçesi 17 Eylül Mahallesi’nde bir çöp konteynerinde poşete sarılı halde ölü bulunan kız bebek cesedi dosyası yeniden raflardan indirildi.
O dönem yapılan soruşturmada bebeğin annesi Duygu Taşkıran tespit edilmiş, yargılama neticesinde mahkeme tarafından 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilmişti. Ancak bebeğin babasının kimliği ve olaydaki rolü uzun yıllar aydınlatılamamıştı.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda dosyayı yeniden ele alan Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekipleri, bebeğin bulunduğu poşet üzerinde inceleme yaptı. Poşet üzerinde Ufuk Cirit’e ait parmak izi tespit edildi.
Hükümlü annenin cezaevi ziyaretçi kayıtlarında Ufuk Cirit tarafından defalarca ziyaret edildiği belirlendi. İzmir’den davet edilen annenin fotoğraflı teşhisi ve İzmir Adli Tıp Kurumu’nun DNA incelemesi sonucunda, Ufuk Cirit’in %99,99 ihtimalle bebeğin biyolojik babası olduğu kesinleşti.
Gözaltına alınan Ufuk Cirit, sevk edildiği Bandırma Sulh Ceza Hakimliği’nce “çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
EYYÜP ÖZBADEM CİNAYETİ ÇÖZÜLDÜ: 5 TUTUKLAMA
Adana’nın Ceyhan ilçesinde 4 Haziran 2022 tarihinde motosikletli saldırganlar tarafından silahla vurularak öldürülen Eyyüp Özbadem cinayetinde de adalet yerini buldu.
Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü ve o dönem adli kontrolle serbest bırakılan şüphelilerin bulunduğu dosya, koordineli çalışmayla derinleştirildi. Şüphelilere ait HTS/baz kayıtları, kamera görüntüleri, kriminal raporlar ve tanık anlatımları yeniden masaya yatırıldı.
Yapılan analizler neticesinde; cinayeti Hanefi Arslan’ın azmettirdiği, Barış Girişkin ve Serhat Bayrak’ın olayda kullanılan KUBA marka motosikletle eylemi gerçekleştirdikleri belirlendi. Mustafa Aslanalı’nın faillere araç temin ederek yardım ettiği, Olcay Karakuş’un ise yer temin ettiği tespit edildi.
Şüphelilerin olaya giderken görüntülerinin olabileceği ikamete ait kamera kayıtlarının Mahmut Özalkan ve oğlu Umut Özalkan tarafından silinerek delillerin gizlendiği ortaya çıkarıldı.
29 Temmuz 2026 günü başlatılan eş zamanlı operasyonlarda Hanefi Arslan, Mustafa Aslanalı ve Mahmut Özalkan yakalanırken Umut Özalkan emniyete teslim oldu. Cezaevinde bulunan diğer şüphelilerle birlikte hakim karşısına çıkan Hanefi Arslan, Barış Girişkin, Serhat Bayrak, Olcay Karakuş ve Mustafa Aslanalı tutuklandı. Delilleri gizleyen Mahmut Özalkan ve Umut Özalkan hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.
BAKAN GÜRLEK: HİÇBİR DOSYA KADERİNE TERK EDİLMEYECEK
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, “cezasızlık algısı”nın ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Faili meçhullerin aydınlatılması; suçluların adalet önünde hesap vermesi, ‘cezasızlık algısı’nın ortadan kaldırılması ve vatandaşlarımızın hukuk sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çözülen her dosya, mağdurlarımızın yakınlarının yıllardır taşıdığı acının bir nebze olsun hafiflemesine katkı sağlamaktadır… Aziz milletimiz bilmelidir ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek, hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır.”
Bakan Gürlek, dosyaların aydınlatılmasında görev yapan Bandırma ve Ceyhan Cumhuriyet başsavcılıklarına ile emniyet teşkilatlarına teşekkür etti.
Odatv.com






