Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, duruşmalar arasındaki süre 3 aydan daha uzun olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hakim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilecek.
Ses ve görüntü nakli yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına karar verilenler hakkında, ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma halleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun’un “Davaların birleştirilmesi” başlıklı hükmünde yapılan değişikliğe göre, ilk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olacak.
Kanunla, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilecek. İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilecek. Bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme, Yargıtay’da ise bozma sebebi teşkil etmeyecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun’da yapılan değişiklikle, bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değeri itibarıyla ilgili hükümde belirtilen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilecek. Miktar veya değeri itibarıyla belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın miktar veya değeri itibarıyla Kanun’da belirtilen parasal sınırı geçmemesi halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacak.
Miktar veya değeri itibarıyla belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararın, sadece yargılama gideri veya vekalet ücretine ilişkin olması halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacak.
Kanunla geçiş hükümleri de düzenleniyor. Buna göre, İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan ve düzenlemeyle belirtilen taşınmazlara yönelik hükümdeki değişiklikler, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmayacak, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’daki idare mahkemeleri hakimlerine yönelik hüküm, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanacak.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda değişikliğe gidilen Danıştay’a temyiz başvurusuna ilişkin hüküm, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanacak. Bu tarihten önce bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında, bu düzenlemeyle yapılan değişikliklerden önceki hükümler geçerli olacak.
Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’daki değişiklikle adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için gereken şartların düzenlenmesine ilişkin hükümde, görev süresi belirlenen adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarından bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 4 yıl veya daha fazla süreyle görev yapmış olanların görevleri sona erecek, 4 yıldan daha az süreyle görev yapmış olanlar kalan süreyi tamamlayacak. Bu hüküm kapsamında görev süresi sona erenler, yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevlerine devam edecek.






